Geniş zaman olur ki…

Trampet sesi ile başlıyoruz, Bayan Gelsomina, lütfen!

Yol

Uzun zaman sonra klavye başına geçmek gerçekten tuhaf oldu. Aslında başına geçtiğim şeyin ne klavye, ne kalem ne de mürekkep olduğunun farkına vardım tekrar. Başına geçtiğim şeyin aslında kendimi bir gözden geçiriş olduğunu farkettim. Bu sabah uyandım, dünkü karın aksine gökyüzü maviydi. Uğrayıp geçmiş demek ki, kandırıkçı. İçeride toparlanması gereken bir rakı masası kalıntısı var ayrıca. Başım ağrımıyor, karnım aç değil çok yediğimden dolayı ve bugün hiç çıkasım yok evden. “Melankoliklerin işidir.” diyebilirsiniz evden çıkmamak için ama ben böyle iyiyim ki.

En son yazdığım melankolik satırlardan sonra azıcık gülümsemek lazım diye düşünmüş olacağım ki araya çok uzun zaman girmiş. Gerçekten de insan melankolik olduğunda her şeye dair daha fazla ilham çıkıyor ortaya. Müzik ya da resim ya da başka bir şey… Pek farketmiyor. Melankolik yaratıcılık mı yani? Yerler aslanım…

Neler değişti?

Hayatım normalleşti biraz. Normalleşmek ne kadar ağır bir kelime. Karşı olduğunu düşündüğüm bir sistemin parçası haline gelmişim. Hepimiz öyleyiz belki ama “biraz daha” normalleşerek “daha çok” parçası oldum. Aferin bana. Bu konuda düşündüklerim gerçekten karmaşık. Bazı kısımları anlamsız hatta.

Bir de “bir daha uğramam” dediğim bir şehri daha çok sever oldum. Bir şehri sevdirebilecek en güzel şey neyse o yüzden… Mutluyum deyip bu satırı noktalarım.

Bugün pazar, bugün gökyüzü maviydi ve dizlerimde bir kedi uyukluyor. Bu kadar normalken bile hala içimde “bir şeyler yapmalısın” diyen bir ses var, ne olur hiç susmasın o ses. Bir şeyler yapmaya ihtiyacım var.

not: Biterken Tori Amos – Cars and Guitars çalıyordu.

Written by rzshn

15 Ocak 2012 14:00

geniş, şimdi kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , ,

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.